Kıyamın Başladığı Gün: Erzurum’dan Yükselen Millet İradesi

Mehmet Emir Aksoy | 23 Temmuz Üzerine Tarihî Bir Not

Tarih, bazı günleri sıradan yazmaz. O günler, sadece takvim yapraklarına değil, milletlerin alın yazısına kazınır.
23 Temmuz 1919, işte o günlerden biridir. Erzurum’da toplanan bir avuç kararlı yürek, yalnızca bir kongre yapmamış; bir milletin küllerinden yeniden doğuşunu başlatmıştır.

Mustafa Kemal Paşa’nın o gün Erzurum’da attığı adım, yalnızca Doğu vilayetlerini değil, bütün vatan sathını ayağa kaldıran bir adımdır.
Henüz ortada ne bir devlet, ne bir ordu ne de siyasi bir iktidar varken, Paşa’nın cebindeki tek güç, milletine duyduğu inanç ve göğsündeki Türk istiklal aşkıydı.

“Manda ve himaye kabul edilemez.”
Bu karar, emperyalizme karşı Türk milletinin ferasetle yoğrulmuş bir zekâsıdır. Çünkü Paşa biliyordu ki; boyunduruk altındaki millet, önce iradesini sonra vatanını kaybeder.

“Vatan bir bütündür, parçalanamaz.”
Bu ifade yalnızca jeopolitik bir tespit değil, bir milletin ruh bütünlüğünün beyannamesidir. Erzurum’dan çıkan bu karar, ileride Misak-ı Millî’ye, ardından Cumhuriyet’in sınır harcına karışacaktır.


Bugün, o iradenin 106. yılı.
Ama mesele bir yıldönümünü anmak değil. Mesele, o gün alınan kararların bugün ne kadar diri olduğunu bilmektir.

Bugün hâlâ “bağımsızlık” dediğimizde gözümüzün içi parlıyorsa,
bugün hâlâ “vatan” dediğimizde yumruğumuz sıkılıyorsa,
bilesiniz ki Erzurum hâlâ yaşıyor demektir.

Ve biz, o iradenin çocuklarıyız.


Bugün bu satırları yazarken, yalnızca Mustafa Kemal Atatürk’e değil; onunla birlikte Erzurum’da ilk kıyamı başlatan Anadolu’nun adsız kahramanlarına da minnet sunuyorum.
Sarayların sus pus olduğu, uşaklığın “çözüm” gibi pazarlandığı günlerde, Erzurum’da dimdik duran o iradeye, bu millet çok şey borçludur.

Ve biz biliyoruz:
Atatürk yalnızca bir asker değil, bir millet aklıydı.
O akıl, bugün hâlâ rehberimizse; demek ki bu topraklar hâlâ umut taşımaktadır.

Tarih sadece geçmişi anlatmaz; geleceği şekillendirme sorumluluğu da verir.
Biz, Erzurum’un emanetçisiyiz.

Saygıyla, minnetle, kararlılıkla…
Unutmadık Paşam.
Sancağın yere düşmedi.
Düşmeyecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir